Pages

6 Haziran 2013 Perşembe

Taksim Gezi Direnişinden

31 Mayıs' ta başlayan ve dalga dalga tüm ülkeye yayılan protestoları anlatan bir yazı yazmakta internete giremediğim için geç kaldığımı biliyorum. Geç oldu ama direnişi anlatan bir dolu fotoğrafla yazıyorum bu yazıyı.
Taksim'de ki gezi parkında bulunan ağaçları korumakla başlayan ve bir grup göstericinin çadırını yakıp, gaz bombası atılmasıyla bir anda benim bile bu nesilden bir şey olmaz dediğim gençlik; duruma sahip çıkıp, olayların göbeğinde yer almaktan günlerdir vazgeçmedi. Hemen hafta sonu arkadaşlarımla bende Taksimdeydim. Akaretler'de ki olayların göbeğinde değildim ama televizyon başında (tabii bu arada Ulusal Kanal ve Halk tv den bahsediyorum) aklım hep oradaydı. Ne acıdır ki en bilindik kanallar bu haberleri vermedikleri gibi insanlara dalga geçer gibi penguen ve diktatör hitler belgeselleri yayınladılar. 'Orantısız güç' demeyeceğim bildiğin kafaya nişan alıp gaz bombaları atan polisler, Tayyip'in milleti kışkırtan açıklamaları, ölen ve ağır yaralanan insanlar ben dahil gazdan etkilenenler sebebiyle bugün bile bu direniş sürmekte. Çevremde kimsenin beklemediği 'bu insanlara müstahak' dediğimiz yolsuzluklar, haksızlıkların bir patlamasını izliyoruz, yaşıyoruz demek ki hala ümit var bir şeyler değişebilir. İki ağaç meselesinden çıkan mevzu AKM'nin yıkılmak istenmesi, Beşiktaş'ta halkın malı olan iskelenin ve yolun satışının, içki yasağının, hapiste suçsuz yere yatan insanları özetle işsizlikten tutun da satılan devlet mallarının, hukukun ve yargının tükenişinin geri kazanılması olarakta yorumlaya biliriz bu ayaklanmayı. Diren Taksim yayındayız!!






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder