Pages

31 Aralık 2013 Salı

Reşat Enis- Ağlama Duvarı-


Sevdiğim kitapları bitirmek istemem pek. Reşat Enis'in Ağlama Duvarı da bunlardan biri. İnanılmaz sade tasvirlerle, ayrıntılı gözlemlerini birleştirmeyi başarmış; Norveç'li yazar Knut Hamsun'dan sonra açlık ve yoksulluk üzerine yazılmış en başarılı eserlerden birinin sahibi.

Arka planda kalmış adamlardan biri olarak bilinen ve hakettiği ilgiyi görememiş Reşat Enis'i tesadüfen keşfettiğim için şanslıyım ve bu yazıyı okuyanlar sizde!

Ağlama Duvarında beni çeken şey; ağdasız sade bir dille yapılan doğru durum tespitleri,  tabii ki akıcı dili ve kendi paylaşılmışlıklarımızı ana dilimizden okumak.

Gazap üzümleri ndeki acımasız yaşam kavgasının izlerini Ağlama Duvarında'da görüyoruz.Konu tamamen farklı ancak bir bakımdan da aynı, sonuçta her devirde yaşanan kıtlık ve yaşam mücadesi değişmeyen bir konu.

İkinci dünya savaşı arifesinden geçerken; ülkede yaşanan kıtlık ve açlıktan ölen kesim bir yana, paranın anlamı ve gücünün insanları sürüklediği çaresizlikler karşısında içinizin sızlamaması imkansız. Bunu hakkıyla başaran adam Reşat Enis..
Sırada despot var Reşat Enis'e devam..

2 yorum:

  1. gerçekten okunası bir kitap olmanın sinyalini veriyor ismi... yani tam benlik :)

    sevgiler

    www.minikmini.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. evet oldukça güzel mutlaka okunmalı

    YanıtlaSil